Prostat büyümesi, tıp dilinde benign prostat hiperplazisi (BPH) olarak adlandırılan ve özellikle 50 yaş üstü erkeklerde sıkça görülen bir durumdur. Pek çok erkek bu tanıyı aldığında aklına ilk gelen soru şu olur: “Ameliyat olmak zorunda mıyım?” Cevap çoğu zaman hayırdır. Prostat büyümesi, birçok farklı yöntemle yönetilebilen bir sağlık sorunudur ve ameliyat her zaman ilk seçenek değildir.
Prostat bezi, mesanenin hemen altında yer alan ve idrar kanalını çevreleyen küçük bir organdır. Yaşla birlikte bu bezin yavaş yavaş büyümesi oldukça yaygındır. Büyümenin kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, yaşlanma sürecindeki hormonal değişikliklerin bu durumda önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir.
Prostat büyüdükçe idrar kanalına baskı yapabilir ve bu durum çeşitli belirtilere yol açabilir:
Bu belirtiler kişiden kişiye farklılık gösterir. Bazı erkeklerde prostat büyük olmasına rağmen belirtiler çok hafif seyrederken, bazılarında daha küçük bir büyüme bile belirgin şikâyetlere neden olabilir.
Prostat büyümesinde tedavi yaklaşımı; belirtilerin şiddetine, prostatın boyutuna, kişinin genel sağlık durumuna ve yaşam kalitesine olan etkisine göre belirlenir. Üroloji uzmanları genellikle üç ana yaklaşımdan birini ya da birkaçını birlikte önerebilir.
Belirtiler hafif düzeydeyse ve günlük yaşamı önemli ölçüde etkilemiyorsa, doktor herhangi bir ilaç ya da müdahale önermeksizin düzenli takip önerebilir. Bu yaklaşımda belirli aralıklarla yapılan kontroller sayesinde durumun seyri izlenir.
Yaşam tarzında yapılabilecek bazı değişiklikler de fayda sağlayabilir:
Belirtiler orta düzeye ulaştığında veya yaşam kalitesini olumsuz etkilemeye başladığında doktor ilaç tedavisini değerlendirebilir. Bu amaçla kullanılan ilaçlar genel olarak iki gruba ayrılır:
Bazı durumlarda her iki ilaç grubu birlikte kullanılabilir. Hangi ilacın uygun olduğuna ve dozuna yalnızca uzman hekim karar vermelidir.
İlaç tedavisinin yeterli sonuç vermediği, belirtilerin ciddi boyuta ulaştığı ya da idrar yolu tıkanıklığı, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları veya böbrek fonksiyonlarını etkileyen durumların söz konusu olduğu vakalarda cerrahi müdahale gündeme gelebilir. Ancak bu karar her hastanın durumu ayrı ayrı değerlendirilerek verilir.
Günümüzde uygulanan başlıca yöntemler şunlardır:
Hangi yöntemin uygulanacağı; prostatın boyutu, hastanın genel sağlık durumu ve üroloji uzmanının değerlendirmesine göre belirlenir.
Hafif belirtilerde takip yeterli olabilirken, bazı durumlarda müdahaleyi geciktirmek istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Akut idrar retansiyonu (idrara çıkamama), tekrarlayan enfeksiyonlar veya böbreklere yansıyan baskı gibi durumlar daha hızlı değerlendirme gerektirir. Bu nedenle belirtilerinizi görmezden gelmemek ve düzenli üroloji kontrollerini aksatmamak önemlidir.
Aşağıdaki durumlardan herhangi birini yaşıyorsanız bir üroloji uzmanına başvurmanız önerilir:
Özel Mersin Ortadoğu Hastanesi Üroloji Birimi’nde deneyimli uzman kadromuz, size en uygun değerlendirme ve tedavi planını oluşturmak için yanınızdadır.
Bu içerik yalnızca genel sağlık bilgisi sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Tanı koymak, tedavi önermek veya ilaç dozu belirlemek amacı taşımaz. Her bireyin sağlık durumu farklıdır; belirtileriniz ve tedavi seçenekleriniz hakkında kesin bilgi almak için lütfen bir üroloji uzmanına başvurunuz. Sağlığınızla ilgili kararları yalnızca doktorunuzla birlikte alınız.