Özel Mersin Ortadoğu Hastanesi
Romatoloji Nedir?
Romatoloji, kas-iskelet sistemi ve bağ dokusu hastalıklarının yanı sıra otoimmün ve inflamatuvar bozuklukların tanı ve tedavisiyle ilgilenir.
Eklem ağrıları, şişlik, hareket kısıtlılığı gibi semptomlarla ortaya çıkan hastalıklara odaklanır. Ayrıca bağışıklık sisteminin anormalliklerinin neden olduğu kronik ve sistemik rahatsızlıkları değerlendirir ve tedavi planı oluşturur.
ROMATOLOJİ NEYE BAKAR?
Şu belirtilerde Romatolojiye başvurmanız gerekir:
OSTEOARTRİT (KİREÇLENME)
Osteoartrit eklem kıkırdağının zamanla aşınması sonucu oluşan dejeneratif bir eklem hastalığıdır. Genellikle yaşlanma, aşırı kilo ve eklemlerin aşırı kullanımıyla ilişkilidir. Dizler, kalçalar, eller ve omurga en sık etkilenen bölgelerdir. Tedavi ağrı yönetimi, yeni nesil eklem içi enjeksiyon, yaşam tarzı planı ve ileri vakalarda cerrahi müdehaledir.
FİBROMİYALJİ
Fibromiyalji, kas-iskelet sistemi ağrısı, yorgunluk ve belirli hassas noktalarla karakterize kronik bir hastalıktır. Genellikle uyku bozuklukları, depresyon ve bilişsel sorunlar eşlik eder. Tedavi, ağrıyı azaltmayı ve yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen ağrı kesiciler, antidepresanlar, yaşam tarzı değişikliği ve destekleyici Ozon tedavisi gibi bütünsel tedavilerilerdir.
ROMATOİD ARTRİT
İltihaplı eklem romatizması olarak bilinmektedir. İltihaplı romatizmalar arasında en sık görülen romatoid artrittir. . 50-60 yaş arası kadınlarda sık görülmektedir. Genellikle vücudun el, el bilekleri, el parmak ve ayak parmak, ayak bilek, dirsek, diz ve omuz eklemlerini tutmaktadır.
Romatoid artrit tedavi edilmezse eklemlerde şekil bozukluklarına ve sakatlığa yol açabilmektedir.
Ankilozan Spondilit
Omurgayı, beli ve sırt bölgesini tutan bir çeşit iltihaplı romatizma hastalığıdır.
İlk belirtiler sabahları görülen, hareketle azalan, kronik (üç aydan uzun süreli) bel ağrısı ve bel tutukluğudur. Bel ağrısı toplumda sık rastlanılan bir şikayet olduğu için ankilozan spondilit çoğunlukla kas spazmı ve bel fıtığıyla karıştırılabilmektedir. Daha çok 40 yaşından genç erkeklerde görülmektedir.
Ankilozan spondilitte bel tutulumu dışında ayak bileği ve diz gibi eklemlerde de tutukluk, şişlik, ağrı, topuk ağrısı, üveit ( gözün bir tabakasının iltihaplanması), iltihaplı bağırsak hastalığı, sedef hastalığı görülebilmektedir.
Sedef hastalığıyla beraber görülen iltihaplı romatizma tipidir. Şikayetler eklemlerde ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığı; omurga tutulumu olanlarda ise bel, sırt, boyun ağrısı ve sabah tutukluğudur. Hastalık önemsenmezse kalıcı sakatlıklara yol açarak, yaşam kalitesini azaltır.
Eklemlere kristal (ürik asit) çökmesi sonucu ağrı, şişlik, kızarıklık gelişmektedir. Özellikle ayak başparmağının birinci tarak kemiğinde sık görülür. Gut hastalığının tedavisi yapılmazsa eklemlerde hasar oluşturabilir.
Romatoloji Hastalıkları Teşhisi Nasıl Olur?
Romatoloji, hastalıklarının teşhisi için romatolog test ve tahlillerden yararlanır.
Fizik muayenede kişinin eklemlerinde bir ağrı, şişlik ya da sertlik olup olmadığına bakar. MR, kan testi ve radyolojik taramalar yapılması istenir. Romatoloji hastalıklarının teşhisinde uygulanabilecek teşhis yöntemleri şöyle sıralanır:
Romatoloji alanında teşhis süreci farklı adımlardan oluşabilir. Yapılan testler sonucunda romatologlar elde edilen bütün verileri inceledikten sonra tedavi planını oluşturur.
Romatoloji hastalıklarının teşhisinin ardından tedavi için kullanılacak yöntemler altta yatan nedenine bağlı olarak değişir. Hastalığın türü, şiddeti ve kişinin genel sağlık durumu göz önünde bulundurularak en doğru olabilecek tedavi yöntemi belirlenir.
Romatolojik hastalıkların semptomlarını hafifletmeye yönelik yaşam tarzı değişikliği, beslenme planına dikkat etmek, düzenli egzersiz yapmak önemlidir. Bunun yanında gün içerisinde etki eden strese karşı yönetim teknikleri de uygulamak gerekir.
Vücutta meydana gelen iltihap ve ağrıyı azaltmaya yönelik olarak uzman doktorun önerdiği ölçüde nonsteroid Anti-inflamatuar ilaçlar (NSAID’ler) , bağışıklık sistemini düzenleyici ajanlar, biyolojik tedaviler kullanılır.
Eklem içi tedaviler romatolojik hastalıklarda kullanılan bir tedavi yöntemidir. Eklem sıvısı boşatılabildiği gibi eklem içine lokal tedavilerde yapılmaktadır.
Ozon tedavisi destekleyici bir tedavi olarak bağışıklık sisteminin düzenlenmesinde ve ağrı palyasyonunda kullanılabilmektedir

LONGEVİTY VE ANTİ-AGİNG UYGULAMALARI
Longevity, sağlıklı yaş almak, yaşam süresini uzatmak ve sağlıklı geçen yılları (healthspan) arttırmayı hedefleyen kişiselleştirilmiş bir bütüncül bir yaklaşım ve bilim dalıdır.
Geleneksel tıbbın hastalıkları tedavi etme hedefinin ötesinde yaşlanmayı yavaşlatmayı, durdurmayı ve hatta potansiyel olarak geri çevirmeyi amaçlar.
Longevity amacı, yaşam süresini uzatmakla birlikte; hastalıklardan uzak, enerjik, zinde ve yüksek yaşam kalitesine sahip bir hayattır.
Longevity PLANI
Stres ve uyku yönetimi
Uyku kalitesi ve stres yönetimi, hücresel onarım için çok önemlidir. Meditasyon, nefes egzersizleri veya kronik stresi azaltmaya yönelik YAŞAM PLANI düzenlenir.
Takip
Longevity planı dinamiktir. 6 ayda bir biyolojik yaş ve metabolik belirteç testleri tekrarlanır. Elde edilen yeni veriler ışığında, beslenme, egzersiz veya takviye dozlarında gerekli düzenlemeler yapılır. Bu sürekli takip ve iletişim sağlıklı yaş alma yolculuğunda başarıyı getirir.
ANTİ-AGİNG UYGULAMALAR
Yaşlanmak kavramı son yıllarda yerini yaş-almaya bıraktı. Yaş alma sürecinin içten sağlıklı bir bedende sürdürülmesi aynı zamanda cilt yaşınında durdurulması hatta geriye alınması önem kazandı.
Son yıllarda gelişen teknolojiyle kişiye uygun anti-aging uygulamalarla zamanı geriye sarmak mümkün.
Kliniğimizde uyguladığımız Anti-Aging uygulamaları;

OZON TEDAVİSİ
Ozon tedavisi kişinin dolaşım sistemine O3 molekülü olarak bilinen ozon verilerek vücudun iyileşme sürecini uyarmak amacıyla uygulanan tedavidir. Dolaşımın iyileştirilmesi, hücrelerdeki oksijen seviyelerinin artması ve bağışıklık sisteminin uyarılması ozon tedavisinin ana etkileridir.
Ozon Tedavisinin Faydaları Nelerdir?
Ozon tedavisinin en temel faydası vücuttaki oksijen miktarını artırmasıdır. Hücre yenilenmesini sağlayarak hasarlı hücreleri onarır, oksijen seviyesinin iyileştirir ve bağışıklık sistemini güçlendirir gibi faydaları söz konusudur. Bakteri, virüs ve mantar gibi istilacıların büyümesini durdurabilir. Bunu hücre yenilenmesi yoluyla yapıyor – hasarlı hücreleri değiştirme veya onarma süreci.
Ozon tedavisinin sağlık profilini pozitif etkileyeceği durumlar aşağıdaki gibi sıralanabilir:
Bu terapi üzerine çalışmalar arttıkça vücut homeostasisini sağlamak adına uygulamalar da çeşitlenebilir.
Ozon tedavisi vücuda dışarıdan plazmaya verilen bir gaz bileşimini ifade eder. Bu nedenle sağlıklı bireylerin ciddi bir problemi yoksa uygulanması tavsiye edilmez. Her ne kadar güvenilir bir protokole sahip olsa da doz aşımında yan etki gelişebilir. Bu terapinin riskleri arasında ise göz tahrişi, akciğer hasarı, cilt problemleri, böbrek sorunları, solunum
güçlüğü, kanın yoğunlaşması gibi etkenler bulunabilir. Bu nedenle bu terapiye girecek kişiler daha çok özel hastalık grubundan seçilir.
Hangi Durumlarda Ozon Tedavisi Yaptırılır?
Ozon terapisi birçok hastalığın tedavisinde destekleyici olarak kullanılır. İşte ozon tedavisinin uygulandığı bazı sağlık sorunları:
Ozon tedavisi, özellikle bağışıklık sisteminin zayıfladığı, hücre yenilenmesinin yavaşladığı veya oksijenlenmenin azaldığı durumlarda etkili olabilir. En yaygın kullanıldığı kronik hastalıklar şunlardır:
Bu hastalıklarda ozon tedavisi, iltihaplanmayı azaltabilir, oksijenlenmeyi artırarak hücre yenilenmesini destekleyebilir ve vücudun iyileşme sürecini hızlandırabilir.
Ozon gazı, antiviral, antibakteriyel ve antifungal özelliklere sahip olduğu için enfeksiyon hastalıklarında da destekleyici bir yöntem olarak kullanılabilir. Özellikle:
Ozon tedavisi, bu tür hastalıklarda bağışıklık sistemini destekleyerek iyileşme sürecine katkı sağlayabilir.
Ozon tedavisi, kanser hastalarında bağışıklık sistemini destekleyici olarak kullanılabilir. Kemoterapi ve radyoterapi gibi agresif tedavi süreçlerinde vücudun oksijen seviyesini artırarak enerji kaybını azaltmaya yardımcı olabilir. Ancak ozon tedavisi kanser tedavisinin yerine geçmez; yalnızca doktor kontrolünde ve destekleyici olarak uygulanmalıdır.
Ozon terapisi, profesyonel ve amatör sporcular tarafından kasların daha hızlı toparlanması ve performans artışı için kullanılmaktadır. Ozonun kan dolaşımını hızlandırması ve oksijen seviyesini artırması şu faydaları sağlayabilir:
Bu nedenlerle ozon tedavisi, atletler, koşucular, vücut geliştirme ile ilgilenenler ve yoğun antrenman yapan bireyler için etkili bir tamamlayıcı terapi olabilir.
Oksijen seviyesinin artması ve hücresel yenilenmenin hızlanması, stres ve depresyonla mücadelede de etkili olabilir. Ozon terapisi şu durumlarda destekleyici olarak kullanılabilir:
Özellikle yoğun stres altında çalışan bireyler, ozon terapisinden faydalanarak zihinsel yorgunluklarını azaltabilir ve daha enerjik hissedebilirler.
Bağırsaklar, vücudun ikinci beyni olarak bilinir ve bağışıklık sistemi üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Ozon uygulamaları, bağırsak florasını dengeleyerek şu faydaları sağlayabilir:
Bağırsak sağlığını iyileştiren ozon tedavisi, genel bağışıklık sisteminin güçlenmesine de katkı sağlar.
Her ne kadar ozon tedavisi güvenli bir yöntem olsa da bazı kişilere uygulanması sakıncalı olabilir:
Tedaviye başlamadan önce mutlaka uzman ve tecrübeli bir doktora danışmak önemlidir.

Sağlıklı Zayıflama Neden Önemli?
Zayıflama sürecinde beslenme düzeni, fiziksel aktivite, uyku kalitesi ve stres yönetimi bir bütündür.
Çünkü ideal kiloda ve fit olmak aynı zamanda sağlıklı ve kaliteli bir yaşamın ilk adımıdır.
Bu süreçte en önemli nokta kısa sürede hızla kilo kaybedip vücudu yormadan sağlığımızı kaybetmeden hedeflediğimiz kiloya ulaşmak olmalıdır.
Sağlıklı bir şekilde zayıflamak ve zayıflama sürecinde ve sonrasında daha zinde ve enerjik olmak temel hedefimizdir.
Kalıcı ve sağlıklı zayıflama sürecinde kişiye özel beslenme ve egzersiz planı şarttır. Gerekli hastalarda doktor kontrolünde iğne ve destekleyici tedavilerle ilerlenmesi gerekir. Planlanan tedaviyle birlikte bireyin doktoruyla iş birliği ve iletişimde kalması tedavi sürecinin diğer bir önemli noktasıdır.
Biz Mersin Özel Ortadoğu Hastanesi Sağlıklı Yaşam Merkezinde ZAYIFLAMA PROGRAMI’nda nasıl ilerliyoruz?
.
Hızlı ve kontrolsüz kilo kaybı nelere yol açar?
-Başta safra kesesi olmak üzere bir çok organda yapısal ve işklevsel bozukluklara yol açar
-Kas kaybı olur
-Metabolizma yavaşlar
-Kan şekeri düşer
-Kişi verdiği kiloları kısa zamanda geri alır
-Duygusal yeme atakları ve yeme davranış bozuklukları başlar
-Hızlı ve çabuk yaşlanmayı tetikler
.