Günün en sevdiğiniz anı hangisi?
Sevdiklerinizin neşeli kahkahaları mı, sabahları pencerenizden gelen kuş sesleri mi, yoksa dinlendirici bir müzik mi?
Tüm bu güzellikleri algılamamızı sağlayan işitme duyumuz, ne yazık ki yavaş ve sinsice azaldığında fark etmek zor olabilir.
3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü, dünya genelinde işitme kaybına dikkat çekmek, erken teşhisin önemini vurgulamak ve kulak sağlığını korumak için kutlanan en önemli sağlık farkındalık günlerinden biridir.
İşitme kaybı genellikle bir anda olmaz; yıllar içinde kademeli olarak ilerler. Bu yüzden birçok kişi işitme kaybını fark etmez veya reddeder.
KBB polikliniklerimize başvuran hastalarımızın en sık söylediği cümle şudur:
“Ben aslında duyuyorum ama kelimeleri tam anlayamıyorum, uğultu gibi geliyor.”
Bu, işitme sinirlerinin ve iç kulağın yavaş yavaş hassasiyetini kaybettiğinin en büyük göstergesidir. Beyin eksik duyulan harfleri tamamlamak için ekstra çalışır; bu durum gün sonunda zihinsel yorgunluk, hatta sosyal izolasyon ile sonuçlanabilir.
Aşağıdaki durumlardan bir veya birkaçını yaşıyorsanız, kulak sağlığınız alarm veriyor olabilir:
Modern tıpta işitme kayıpları ve kulak hastalıkları kader değildir.
Gelişmiş mikrocerrahi yöntemleri, kulak zarı onarımları ve yeni nesil işitme teknolojileri sayesinde hastalarımız eski berrak ses kalitesine hızla kavuşabilmektedir.
Sağlıklı, net ve güzel seslerle dolu günler dileriz!