Diyabet, halk arasında bilinen adıyla şeker hastalığı, kandaki glikoz seviyesinin normalden yüksek seyretmesiyle ortaya çıkan kronik bir metabolizma hastalığıdır.
Vücut, şekeri enerjiye çevirmek için insülin hormonuna ihtiyaç duyar. İnsülin yetersiz olduğunda veya vücut insülini doğru kullanamadığında kan şekeri yükselir.
Erken dönemde fark edilmeyen diyabet, zamanla kalp, böbrek, göz, sinirler ve damar sistemi üzerinde ciddi hasarlara yol açabilir.
Aşağıdaki şikayetleri yaşıyorsanız diyabet açısından değerlendirilmeniz önemlidir:
Bu belirtiler bazen uzun süre sessiz ilerleyebilir. Bu yüzden özellikle ailesinde diyabet öyküsü olan kişilerin düzenli kontrol yaptırması çok önemlidir.
Diyabet gelişiminde birçok faktör rol oynar:
Özellikle karın çevresi yağlanması, tip 2 diyabet için en önemli risk faktörlerinden biridir.
Diyabet tedavisi kişiye özel planlanır. Tedavinin temel amacı kan şekerini ideal aralıkta tutarak organ hasarını önlemektir.
Şekerli ve işlenmiş gıdaların azaltılması, lifli besinlerin artırılması gerekir.
Haftada en az 150 dakika yürüyüş veya orta tempolu egzersiz önerilir.
Gerekli durumlarda doktor kontrolünde ağızdan ilaçlar veya insülin başlanabilir.
HbA1c ve günlük glukoz takibi, tedavinin başarısı için kritik öneme sahiptir.
Evet.
Erken tanı, doğru beslenme, egzersiz ve düzenli doktor kontrolü ile diyabet başarıyla yönetilebilir.
Özellikle erken dönemde yaşam tarzı değişiklikleriyle birçok hastada ilaç ihtiyacı geciktirilebilir.
Diyabet sessiz ilerleyen ancak erken fark edildiğinde kontrol altına alınabilen önemli bir hastalıktır.
Sık susama, sık idrara çıkma, halsizlik veya yaraların geç iyileşmesi gibi belirtileriniz varsa geç kalmadan uzman değerlendirmesi yaptırmanız gerekir.
Erken tanı, büyük komplikasyonları önler.